top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıilker KALDI

İşçisin Sen İşçi Kal…

Türkiye’deki yönetici grubun, bir türlü kabullenemediği hususlardan birisi düpedüz işçi oldukları gerçeğidir. Evet iyi bir eğitim almış olabilirsiniz (ki artık kendini piyasada kabul ettirebilmek için diplomadan çok daha fazlasına ihtiyaç var), şık ve pahalı giyinebilirsiniz ve ortalamanın üzerinde bir yaşam kaliteniz de olabilir (ki ülkemizdeki yöneticilerin çoğunda artık yok) ancak sermayenin sahibi değilseniz, bu sizin işçi olduğunuz gerçeğini değiştirmez. O nedenle de yönettiğiniz diğer işçilere sermayedar gibi bakıp öyle davranmayın.

Oysa bizim işletmelerimizde ilk kademeden en tepeye kadar yönetim görevi üstlenen insanlarımızın büyük çoğunluğu, yöneticiliği işçilerden farklı bir sınıf gibi görüyor ve çalışanlarına bu farklılıktan yola çıkarak davranıyor.


Eğer yöneticilik yaptığınız şirkette aynı zamanda sermayenin sahibi ya da ortağı iseniz durum elbette biraz değişir, ancak ücretli bir çalışansanız unvanınız ne olursa olsun işçisiniz demektir. Oysa yöneticilerin büyük çoğunluğu, kendilerinin de işçi olduklarının farkında bile değildirler.

Bunu kabullenmek ilk önce yöneticiye büyük faydalar sağlar. Yönetici kendisini gerçekten olması gereken yere konumladığında yöneticilik işlevini hakkıyla yerine getirebilecek, çalışanlarıyla arasına yapay mesafeler koymayacaktır. Aksi taktirde bugünkü gibi kendini -işçilerden- farklı bir konumda değerlendirmek, işe, şirkete ve hedeflere değil, var olduğunu sandığı farklılıklara odaklanmaya neden olacaktır.

48 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

コメント


bottom of page