Ara
  • İlker KALDI

Kurumsallaşma Masalları


Kurumsallaşma, irili ufaklı hemen hemen bütün şirketlerimizin fantezisidir. Fantezi diyorum, çünkü var olan anlayış devam ettikçe, bir çok şirketin asla ulaşamayacağı bir hayaldir de onun için.

Her şeyden önce, “haydi kurumsallaşalım” demekle kurumsallaşma olmuyor maalesef. Oysa büyük umutlarla, büyük paralar vererek çalışmaya başladığınız danışmanlar hep aksini söylediler değil mi?

Onların reçeteleri de hemen hemen aynıdır: Organizasyon şeması oluştur, kağıt-kürek, kartvizit vb. kullanılan ne kadar malzeme varsa standartlaştır. Giyimi-kuşamı kurallara bağla. Şirket içi hitap sözcükleri oluştur. Yeni unvanlar oluştur. Ardı arkası gelmeyen toplantılar düzenle. Sonuçları-etkileri hiçbir zaman ölçülmeyen birkaç eğitim düzenle… Sonra?

Sonrası yok. Çünkü bir türlü gerçekleşmeyen vaatler nedeniyle danışmanla şirket en çok altı ay sonra kavga-dövüş ayrılır. Ya da şirket yönetimi görüntüdeki birkaç değişikliğe bakarak “kurumsallaşıyoruz” diyerek kendisini kandırmaya devam eder.

Ülkemizde kurumsallaşma hikayelerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının, kurumsallaşma çalışmalarının zor olmasının birkaç nedeni var:

  • Kurumsallaşma kavramının net olmaması

  • Şirket yönetimlerinin tutarsızlığı

  • Şirketin kurumsallaşmaya hazır olmaması

  • Sektörün ve piyasanın kurumsallığa prim vermeyen işleyişi

İlk nokta, bizim ülkemizde kurumsallaşma kavramının ne olduğu konusunda kafalardaki karışıklıktır. Kimisi için sadece görüntüdeki bazı unsurların standartlaştırılması (logolar, levhalar, başlıklı kağıtlar vb.) kurumsallaşma için yeterliyken, kimisi gerçekten bir adım daha öteye geçip bir sistem kurmak istiyor. Ancak onların kafasındaki sistem ile gerçekten adına sistem denilen işleyiş arasında dağlar kadar fark var. Kimisi ise kurumsallaşmayı her şeyin kağıt-kürekle halledileceği bürokratik bir yapı, profesyonellere teslim edilmiş bir yönetim gibi algılıyor. Ya da “ISO temelli kalite yönetim sistemleri” ile ilgili belgeler almak kurumsallaşma olarak kabul ediliyor bazıları tarafından. Sözün özü, herkesin kendisine göre bir kurumsallaşma anlayışı var kafasında. İlk yapılması gereken kavramın netleştirilmesidir.

Kurumsallaşmada ikinci zorluk patronların ve/veya üst yöneticilerin tutarsızlığıdır. Sistem oluşturma bir bütünlük içinde ele alınması gereken bir durumdur. Çünkü sistemin tüm girdileri ve çıktıları birbirine bağlıdır. O bağ nedeniyle kurumsallaşma adımları seçmece atılamaz. Bizim patronlar ve yöneticiler ise, işlerine gelen adımları destekliyor; işlerine gelmeyenleri engelliyor. Böylece ortaya yamalı bohça gibi bir şey çıkıyor ve elbette şirket kurumsallaşmada hedeflenen sonuca ulaşamıyor. Bir başka tutarsızlık ise, kurumsallaşma çalışmalarından hemen ve mucizevi sonuçlar beklenmesi. Yıllar içinde oluşan bir yapının 3-5 aylık çalışmayla bambaşka ve mükemmel bir sisteme dönüşmesi ne kadar gerçekçi olabilir ki? Üstelik kurumsallaşma adını verdiğimiz şey şirketin her derdine deva sihirli iksir değil ki! Bir iş yapma yöntemi. Siz işinizi iyi yapmıyorsanız istediğiniz kadar kurumsallaşın, iyi yapılmayan bir işi kurumsal yönetirsiniz o kadar.

Kurumsallaşmanın üçüncü zorluğu, şirketin henüz zihniyet ve olgunlaşma düzeyi bakımından hazır olmadan kurumsallaşma çalışmalarına başlamasıdır. Kurumsallaşmanın en büyük engeli de budur aslında. Şirketler de tıpkı insanlar gibidir. Kimlikleri, kişilikleri vardır. Zaman içinde iş yapma alışkanlıkları oluşur. Bir insan nasıl belli olgunlaşma düzeylerine gelmeden ondan bazı şeyler beklenemez. Örneğin iki yaşına gelmeden tuvalet eğitimi verilemez, on bir -on iki yaşından önce soyut kavramlarla düşünmesi beklenemez; şirketler de belli bir olgunluk düzeyine gelmeden ve zihinsel hazırlık yapılmadan kurumsallaşmaya kalkıştıklarında sonuç hüsran olmaktadır. Sonra da suç kurumsallaşmanın üzerinde kalmaktadır.

Kurumsallaşma ile ilgili son zorluk aslında şirketin elinde olan bir şey değil. Sektörün ve piyasanın kurumsallığa prim vermeyen işleyişi… Esasen bu dilimize “göç yolda düzelir” ifadesiyle yerleşmiş, toplumsal kültürümüzün bir yansıması.

Bu yazımızda kurumsallaşmanın zorlukları üzerinde kısa bir gezinti yaptık. “Nasıl kurumsallaşmak gerekir?” sorusuna da bir başka yazıda yanıt aramak üzere, hoşçakalın.


25 görüntüleme

BİZDEN HER DEFASINDA, DAHA İYİSİNİ İSTEYİN!