Ara
  • İlker KALDI

Akıllı Ol Müslüman!


Müslüman toplumlarda din, içeriğinden çok görüntüye, biçime önem vererek yaşanan; akıldan çok sorgusuz kabullere dayanan sosyal bir olgudur. O yüzden en samimi dindarlarımız dahil Müslümanların büyük çoğunluğu, neyin ne olduğunu bilmeden inanırlar ve körü körüne ibadet ederler. Bir taraftan dinin biçimsel emirlerini yerine getirirken, öte taraftan da davranışlarıyla, yaşantılarıyla dinin özüyle sık sık çelişerek İslam’ı yaşamadan Müslüman olarak hayatı sürdürürler.

Bu durum en çok Müslüman toplumların -dini kullanarak- varlığını sürdüren egemen kesimlerinin işine yarar. İşte tam da bu nedenle, Batı’nın -özünden kopartılmış, yozlaştırılmış, sulandırılmış- İslam projelerine en büyük katkıyı, bilerek ya da bilmeyerek Müslüman toplumların -güya- dindar egemenleri yaparlar.

Bu egemenler, dini karmaşıklaştırmayı, radikalleştirmeyi, çıkarlarını sürdürmek ve kafalarındaki yaşam tarzını dayatmak için dinle ilgisiz gelenekleri dinin bir parçası haline getirmeyi temel yöntem olarak seçmişlerdir.

Aklın ve bilimin temeli olan felsefeyi dinin düşmanı gibi algılamak-algılatmak ancak onların ürünü olan teknolojiyi sonuna kadar kullanarak akla-bilime karşı değilmiş gibi durmak bir başka yöntemleridir. Yani bilimi ve teknolojiyi üreten değil, tüketen bir toplumu tercih ederler. Çünkü bilim üretmek şüpheyi, sorguyu gerektirir, oysa işin ucu kendilerine dayanacağı için şüphe, sorgu hiç hazzettikleri şeyler değildir.

Dinin her zaman tehlikede olduğu izlenimi yaratırlar, tarih boyunca en büyük dayanakları ya “din elden gidiyor” yaygarasıdır. Ya da “din bizim sayemizde kurtuldu” safsatasıdır.

Toplumsal farklılıkları, çoğunluğu tahrik ederek, hoşgörüyü dinamitleyerek çoğunluğun azınlık üzerinde baskı kurması yoluyla yok etmeye çalışırlar.

Mezhep ayrımcılığını körüklerler. Bunun için kan dökerler.

Tüm bu yozluklarını gizlemek için de kendilerine hayat veren güçlerle görünürde savaşırlar, aslında bilerek ya da bilmeyerek onlara hizmet ederler.

Müslüman toplumlar da olayları sadece izler. Ya da din tüccarı egemenlerinin gazıyla tepkisel davranışlarda bulunur. O kadar…

Çünkü Müslüman dünya sekiz yüz yıldır aklı devre dışı bırakan bir hayat yaşamaktadır. Cüneydi Bağdadi’nin geniş ufkunu terk edip, İmam Gazali’nin şekilciliğine sarılmıştır. İçtihat kapısını kapatıp, nakile bel bağlamıştır. (Bir zahmet araştırıp farkı da siz bulun. Her şeyi devletten beklemeyin.)

Tabii sen kendi içinde böyle akıl dışı saçmalıklarla uğraşırsan, adamlar da seninle piyon gibi oynar. Öldürür, katleder, olmadı sömürür. İşine geldiği kadar kullanır, işi bitince bırakır.

Bunun için de toplumun egemeni –güya- dindarların ağzına bir parmak çalar ki meydanı istediği gibi kullansın.

Akıllı ol Müslüman! Senin için en büyük tehlike, dindar görünümlü kendi egemenlerindir.


24 görüntüleme

BİZDEN HER DEFASINDA, DAHA İYİSİNİ İSTEYİN!